Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

ÇOCUK   AİLENİN  AYNASIDIR

ÇOCUK   AİLENİN  AYNASIDIR


Bir çocuğun kişiliği, yalnızca genetik mirasla değil; içinde büyüdüğü sosyal ve duygusal iklimle şekillenir. Sosyoloji bize şunu söyler: Çocuk, toplumun en küçük ama en güçlü yansımasıdır. Psikoloji ise ekler: Çocuğun iç dünyası, ailenin duygusal düzeninin aynasıdır.
Bir aile danışmanı olarak yıllardır gözlemlediğim ortak gerçek şudur:
Çocuklar, aile sisteminin sessiz sözcüleridir.
Davranış problemleri, aslında bir çağrıdır.
İçe kapanıklık bir korunma biçimidir.
Öfke, duyulmayan bir ihtiyacın dilidir.
Başarı hırsı ise çoğu zaman “sevilmeye layık olma” çabasıdır.
Biz yetişkinler çoğu zaman çocuğun ne yaptığını konuşuruz;
ama çocuğun neden öyle hissettiğini sormayı unuturuz.
Aile, çocuğun ilk sosyal evrenidir.
İlk aidiyet duygusu burada oluşur.
İlk sınırlar burada öğrenilir.
İlk değer algısı burada şekillenir.
Çocuk, anne-babanın sözlerinden çok;
bakışlarını, ses tonlarını, suskunluklarını, tartışmalarını ve barışmalarını kaydeder.
Psikolojik olarak bir çocuk için en büyük güven kaynağı;
“Buradayım ve önemliyim” duygusudur.
Ne yazık ki günümüz ailelerinde çocuklar çoğu zaman görülüyor ama hissedilmiyor.
Dinleniyor ama anlaşılmıyor.
Başarıları fark ediliyor ama duyguları ihmal ediliyor.
Oysa çocuk için asıl belirleyici olan şudur:
“Ben bu ailede kimim?”
Bir çocuk kendini yük gibi hissederse, hayat boyu kendini fazla hisseder.
Kendini değerli hissederse, dünyaya karşı güçlü durur.
Sosyolojik açıdan baktığımızda; sağlıklı toplumlar, sağlıklı ailelerden doğar.
Psikolojik açıdan baktığımızda ise; sağlıklı bireyler, güvenli çocukluklardan çıkar.
Bu yüzden çocuk yetiştirmek, yalnızca bir ebeveynlik görevi değil;
aynı zamanda toplumsal bir sorumluluktur.
Bir çocuğa verdiğimiz her duygu,
yarının yetişkinine dönüşür.
Bugün çocuklarımıza sabır öğretmek istiyorsak, önce sabırlı olmamız gerekir.
Saygı bekliyorsak, saygıyı göstermeliyiz.
Özgüven istiyorsak, onları oldukları haliyle kabul etmeliyiz.
Çünkü çocuklar, söylenenleri değil; yaşatılanları içselleştirir.
Bir aile danışmanı olarak şuna gönülden inanıyorum:
Hiçbir çocuk problemli değildir.
Sadece anlaşılmamış çocuklar vardır.
Ve hiçbir aile kusursuz olmak zorunda değildir.
Ama farkında olmak zorundadır.
Çünkü farkındalık, değişimin başladığı yerdir.
Bir çocuğun ruhuna dokunan her ebeveyn,
sadece kendi ailesini değil, geleceği de iyileştirir.
Ve şunu unutmamalıyız:
Çocuklar bizim söylediklerimizi değil, olduğumuz kişiyi örnek alır.
Bugün çocuklarımız için yapabileceğimiz en büyük iyilik;
onlara daha iyi bir dünya bırakmak değil,
daha sağlam bir iç dünya kazandırmaktır.

Sevgi ile büyüyen çocuklar yarınları inşa eder Dünyayı iyileştirir...

Esra Biricik

Aile Danışmanı🍀 Eğitimci / Yazar

Dergiler