Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

ANNELER GÜNÜ

ANNELER GÜNÜ

            Günümüzde modern hayat bize sevgiyi yaşamaktan çok reklam yapmayı öğretti. Kıymetli okurlarım bugün Anneler Günü mü? Yoksa teknolojik aletlerimizin ekranlarında bir paylaşım mı? Ya da kapitalizmin varlığını sürdürebilmek adına kullandığı bir reklam stratejisi mi? Bir buket çiçeğin ya da bilmem ne marka bir hediyenin üzerine eklenen sosyal medya filtreleri samimiyetin yerini tutmaya yetmiyor.

            Peki, ne zaman duygularımızı bir kare fotoğrafa ve bir kredi kartı ekstresine sığdırmaya başladık? Birkaç gün önce bir markette alışveriş yaparken bir çocuk gözümüze ilişti. Kıyafetleri ve tavırlarından o kadar iyi anlaşılıyordu ki cebindeki paranın kısıtlı olduğu. Cebini sıkıyor ürkek bakışlarla etrafını süzüyordu. Hızlı bir hareketle önümüze geçti sanki bir yere yetişebilmek için. Belki beğendiği belki de parasının yettiği bir cam çay seti almıştı. Kasiyer setin eksik olduğunu anlatmaya çalışıyordu ama o hâlâ çevresine ürkek bakışlarla süzüyordu. Kendisine satılamayacağını, değişim yapılmayacağını anlattıktan sonra çocuğa üçüncü bir alternatif sunulduğunda almaktan vazgeçti. Anneler günü için bir hediye alacaktı ama olmadı. Yüreğim cız etti bir anda. Eşimle göz göze geldik ‘biz alsak kabul eder mi’ diye bakıştık. Biz bunu konuşurken çocuk çoktan çıkmıştı. Arkasından gidip başka bir hediye için teklifte bulunduk. Lakin nafile çocuk nazikçe reddetti. Duyguları o kadar saf ve temizdi o kadar masum olması ruhuma derin bir iz bıraktı.

            Şimdi soruyorum size o çocuk annesi için parklardan bahçelerden çiçekte toplayıp da verebilirdi bunun aksine annesinin   kullanabilmesi için parayla bir eşya satın almak istedi? Bu çocuğu kim mahcup etti bu hale getirdi?

            Teknoloji ve paranın gücü, bizlere sevgiyi ölçülebilir haline getirdi. En çok beğeni alan paylaşım, en pahalı hediye sanki annemize duyduğumuz saygının sevginin yerini aldı. Oysa annelik, senede bir güne sığmayacak kadar kıymetli ve hiçbir verinin ölçemeyeceği büyük bir fedakarlıktır.

            Gerçek sevgi ne sosyal medya mecralarında paylaşılan şatafatlı cümleler, ne de satın alınan bir eşyadır. Gerçek sevgi içtenlikle edilen bir telefon görüşmesinde söylenen ‘seni seviyorum ‘cümlesidir.

            Şunu aklımızın yer yerine yazalım; annelerin beklediği şey paranın satın alabildiği o eşyalar değil, hayatın her anında samimi içten davranışlarımızdan ibarettir.  

Başta annem, eşim, kız kardeşim ve bütün kadınlarımızın anneler gününü kutluyorum. İyi ki varsınız.

‘’Sevgi; paranın alamayacağı kadar değerli, bir çocuğun mahcubiyeti kadar masumdur.’’

Niyazi ÖZTEKİN

Sosyolog Aile Danışmanı

Ziraat Mühendisi

Niyazi Öztekin

Niyazi ÖZTEKİN Yozgat Sorgun da yaşama gözlerini açtı. İlk ve orta öğrenimini Sorgun da tamamladı. Yüksek ögrenimini 1 önlisans 3 lisans olarak tamamladı.2011 yılında memur olarak atanıp görevine devam etmekte.Sosyal ve fen bilimleri alanında çok yönlü bir eğitim geçmişine sahip.Memur, Mühendis, Sosyolog,Tarihçi,Araştırmacı,Yazar. Yüksek lisans çalışmalarına devam etmekte.Evli ve 4 çocuk babası.

Dergiler