Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

BİR CAMİ, BİR TOPLUM, BİR SİSTEM: CENNE’DEN YANSIYANLAR

Afrika’da bulunan Cenne Ulu Cami, bizlere hem orada yaşayan toplumun birlik ve beraberlik tohumlarını g üçlendirmesine tanıklık etme fırsatı sunarken hem de dinin toplum üzerindeki etkisini gözler önüne sermektedir. Halkın açlık, sefalet ve yoksullukla mücadelesinde, insanların manevi duygulara sığınarak bu gerçekleri görmezden geldiği; hatta okullarda çocuklara eğitim veren öğretmenlerin bile bu duruma karşı farkındalık göstermediği açıktır. İşin en acı tarafı ise, caminin bulunduğu ülkenin dünyanın en büyük üçüncü altın rezervine sahip olmasıdır. Sömürgecilikle mücadelenin yerini, bir tür teslimiyet ve kabulleniş almıştır. Eğitim, sağlık, ulaşım ve susuzlukla mücadelelerin asgari düzeyde sürdüğü bir yerde, halkın caminin her yıl onarımı için bir araya gelebilmesi, inanç birliğinin onları ortak bir amaçta buluşturduğunu göstermektedir.

Halkın dini İslam olmasına rağmen, dinin algılanış biçiminde farklılıklar görülmektedir. Ortadoğu’daki İslam anlayışı ile Batı’daki dini yaşama biçimleri arasında ciddi farklar vardır. Din, toplumun devamlılığında etkili olduğu kadar, aynı bölgede yaşayan insanları da ortak noktalarda buluşturur. Nitekim asırlardır dağınık halde yaşayan Yahudiler, inanç birliği sayesinde sonunda devlet olabilmişlerdir (Korlaelçi, 1993, s. 46).Dini bağların gücü nispetinde, toplumsal birlik ve bütünlük korunmaktadır. İnanç birliği olmadan, kültür itibariyle insanları bir araya getirme çabaları çoğu zaman sonuçsuz kalır. Buna göre, inanç birliğinden doğan ahenk, toplumu bir arada tutan temel bağdır (Eliot, 1981, s. 98).

Toplumun var oluşu ve devamlılığı için insanların ortak duygularda buluşması ve bu duygular etrafında kurallar oluşturması gerekir. Gelenekler, görenekler, din, kültürel semboller ve ritüeller bu ortak duyguların ürünleridir. İnsanların aidiyet duygusu, çoğu zaman gerçeklerle yüzleşmeyi geciktirir; kabullenişi kolaylaştırır. İnsanları yeni bir şeye inandırmak, uzun süredir inandıkları bir şeyi değiştirmekten her zaman daha kolaydır. Bu nedenle bir toplumun eksikleriyle savaşmak, çoğu zaman inandığı değerlerle de savaşmak anlamına gelir.

Kültürün toplum üzerindeki etkisi yadsınamaz. Müslümanların durumuna bakıldığında görülür ki, farklı kültürel ortamlarda yaşayan Müslümanlar, bulundukları toplumun kültürel yapısı içinde dinlerini farklı biçimlerde yaşayabilmektedir (Sezen, 1994, s. 151-153). Aynı toplumda yaşayan veya aynı dine inanan insanlar aynı şeyi savunduklarını düşünseler bile, bilginin herkeste farklı bir etki yarattığı da görülmektedir. Cenne Ulu Cami videosunda bu durum açıkça hissedilmektedir. Mali halkının büyük çoğunluğunun Müslüman olması, farkında olmadan davranış, giyim ve yaşayış tarzlarını diğer Müslüman ülkelerle karşılaştırmamıza neden olu yor .

Ticarette kadınların ön planda olması, “medeniyet” ölçüsü olarak gösterilen birçok ülkeye göre daha modern bir düşünce tarzını yansıtır. Ancak ülkelerin kapitalizme köle hâline gelmesi, kadınların toplum içindeki rollerini ne derece belirginleştirdiği  sorusunu da beraberinde getirir. Kadınlar genellikle iş güvencesi ve sosyal güvenliğin olmadığı olumsuz çalışma koşulları altında, ucuz iş gücü olarak istihdam edilmektedir (Dedeoğlu & Öztürk, 2010, s. 11).

Özetle, bir toplumun gelişmişliği her zaman kendi elinde değildir; fakat daha dengeli bir yaşam sürmek, bireylerin elindedir. Din kadar eğitim, sağlık ve ulaşım gibi temel unsurlar da aynı ortak duyarlılıkla ele alınırsa, toplumun farkındalığı artabilir. Değişmez kabul edilen bazı olgular d eği şebilir.  T oplumda bir domino taşı etkisi yaratmak, bütün taşların yerini değiştirmek demektir.

 

Kaynakça

 

Freyer, H. (1964). Din Sosyolojisi. T. Kalpsüz (Çev.). Ankara: Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Yayınları.

Korlaelçi, M. (1993). Din-Kültür İlişkisi. Felsefe Dünyası, 8, 35–47.

Sezen, Y. (1994). İslâm Sosyolojisine Giriş. İstanbul: Turan Kültür Vakfı.

Dedeoğlu, S., & Öztürk, M. Y. (2010). Kapitalizm, Ataerkillik ve Kadın Emeği: Türkiye Örneği. İstanbul: SAV Yayınları

Dergiler