Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

Toplumsal Çürüme Üzerine

Toplumsal Çürüme Üzerine

            Bir toplumun özünü oluşturan en önemli etkenler varlığının unsurları, o milletin imanı, ahlakı ve ülküsüdür. Bu üç değer yok sayıldığında toplum çözülmeye başlar. Türkiye’de yaşanan sosyal çürüme, ekonomik yahut siyasi bir çalkantıdan çok ruhsal ve zihinsel bir yozlaşmanın nedenidir. Çünkü ruh zayıfladığında, akıl üretemediğinde sistemin içerisinde yozlaşmaya başlayarak temeller çürür.

            İnsanı inançla, toplumu ise ülküyle diri tutmak gerekir. Bugün bu iki bağın gevşemesi, bireyi yalnızlaştırmış, toplumu parçalamıştır. Modernleşme ve globalleşme furyası, insanımızı özünden soyutlayarak karanlığa çekmektedir. Maddeye yönelen insan, manayı unuttuğunda boşluk büyür. Bu boşluğu doldurmak için gösteriş, tüketim, makam ve çıkarlar devreye girer. Böylece toplum, benlik bilincinden menfaat bilincine kayar.

            Ahlakın temeli imandır. İman zayıfladığında, davranışların yönü değişir. Toplumsal nizamın ölçüsü de kaybolur. Bugün dürüstlüğün, vefanın, merhametin azaldığı yerde aslında imanın zayıfladığı görülmektedir. Çünkü iman, ibadetle sağlamlaşır; toplumla yaşar. İnsan, Allah’a inanır ama kul hakkını gözetmezse, iman hayatın dışında bırakılmış demektir. İşte toplumun çürüdüğü esas nokta burasıdır.

            Eğitim, tabiri caizse bir milletin oluşturulduğu torna atölyesidir. Ne var ki artık gençlik, bilgiyle birlikte ahlakı, ilerlemeyle birlikte inancı öğrenmemektedir. Bilginin artışı, Allah’ın varlığını kanıtlar; lakin yeni dünya düzeninde modernizm ile birlikte uzaklaştırmaya çalışılmaktadır. Bugün millet olarak dünyada söz sahibi olabilmek için hem çağı anlayan hem değerlerine sahip çıkan inançlı, şuurlu, çalışkan insanlar olmalıyız. Bu insan modelini yetiştirmeden yapılan her yenilenme, sadece görüntüden ibarettir.

            Bugün yapılması gereken, milletin özünde köklerine yeniden dönüp, Türk-İslam ülküsüne sarılmaktır. Bu ülkü; geçmişte kalmış bir hatıra değil, geleceğe yön veren bir inanç mefkûresidir. Ülkülerinden yoksun toplumlara teknoloji, zenginlik ya da makam yetmez; diriliş, ancak maneviyatla mümkün olacaktır. İnsanın kalbinde iman, aklında ilim, elinde emek varsa; çürüme değil, diriliş ilerleyiş başlar.

            İmanını kaybeden millet, aklını hangi yöne çevirirse çevirsin; yönü karanlıktır. 

 

Niyazi ÖZTEKİN

Sosyolog- Aile Danışmanı

Ziraat Mühendisi

 

Niyazi Öztekin

Niyazi ÖZTEKİN Yozgat Sorgun da yaşama gözlerini açtı. İlk ve orta öğrenimini Sorgun da tamamladı. Yüksek ögrenimini 1 önlisans 3 lisans olarak tamamladı.2011 yılında memur olarak atanıp görevine devam etmekte.Sosyal ve fen bilimleri alanında çok yönlü bir eğitim geçmişine sahip.Memur, Mühendis, Sosyolog,Tarihçi,Araştırmacı,Yazar. Yüksek lisans çalışmalarına devam etmekte.Evli ve 4 çocuk babası.

Dergiler