Sosyolog Dergisi Bir DUSODER Yayınıdır

Kapatmak için ESC Tuşuna Basın

Tuba ÇAKMAK

İstediğimiz Şeyler Olmadığında Neden Hemen Olumsuzu Düşünürüz?

Hayatta herkesin planladığı gibi gitmeyen zamanları olur. Çok istediğimiz bir şey gerçekleşmediğinde, emek verdiğimiz bir iş başarısız olduğunda veya ettiğimiz duaların karşılığını hemen göremediğimizde zihnimiz çoğu zaman olumlu ihtimalleri değil, olumsuz senaryoları üretmeye başlar. “Neden olmadı?”, “Acaba yetersiz miyim?”, “Dua ettim ama kabul olmadı mı?” gibi düşünceler içimizi kaplayabilir.

Peki neden böyle olur?

İnsan beyni, tarih boyunca tehlikelerden korunmak için gelişmiştir. Bu yüzden zihnimiz, olumlu ihtimallere göre olumsuz ihtimalleri daha hızlı fark etmeye eğilimlidir. Bir başka deyişle, beynimiz bizi mutlu etmekten çok korumaya programlanmıştır. Bu nedenle bir aksilik yaşadığımızda hemen en kötü ihtimali düşünmek doğal bir eğilimdir.

Ancak doğal olması, doğru olduğu anlamına gelmez.

Bir kapının kapanması bazen başka bir kapının açılmasına hazırlık olabilir. O an göremediğimiz birçok sebep ve hikmet zamanla ortaya çıkabilir. Bugün kayıp gibi görünen bir olay, yıllar sonra hayatımızın dönüm noktası olarak karşımıza çıkabilir.

Dini açıdan bakıldığında da duaların kabulü her zaman bizim istediğimiz şekilde gerçekleşmeyebilir. Bazen istediğimiz şey verilir, bazen daha iyisi hazırlanır, bazen de bizi zarardan korumak için geciktirilir. İnsan sınırlı bir bakış açısına sahipken, hayatın bütününü görebilen yalnızca Allah’tır.

Olumsuz düşünceleri pozitife çevirmek için şu bakış açıları yardımcı olabilir:

🌱 “Neden olmadı?” yerine “Bu bana ne öğretiyor?” diye sormak.

🌱 Sonucu değil, gösterdiğimiz çabayı değerlendirmek.

🌱 Geçmişte önce kötü görünüp sonra hayırlı çıkan olayları hatırlamak.

🌱 Şükredebildiğimiz şeyleri fark etmek.

🌱 Her gecikmenin bir reddediliş olmadığını kabul etmek.

🌱 Kendimize karşı daha merhametli olmak.

Unutulmamalıdır ki hayat sadece gerçekleşen isteklerden ibaret değildir. Bazen büyümemizi sağlayan şey, elde ettiklerimiz değil; beklediklerimiz, sabrettiklerimiz ve uğruna mücadele ettiklerimizdir.

Belki de bugün “olmadı” dediğimiz şey, yarın dönüp baktığımızda “iyi ki olmamış” diyeceğimiz bir hikâyenin başlangıcıdır. Çünkü her gecikme kayıp değildir, her kapanan kapı son değildir ve her cevap beklediğimiz şekilde gelmese de hayat yoluna devam eder.

Olumsuz düşünce çoğu zaman gerçeğin kendisi değil, zihnin ilk yorumudur. Umut ise gerçeği daha geniş bir pencereden görebilmektir.


 

Dergiler