Bu yazımda, zamanla bazı geleneksel değerlerimizi, değişen toplumsal yapıyla birlikte yitirdiğimizi, üzülerek vurgulamaya çalıştım.
Toprak mülkiyetiyle başlayan, üretim araçlarıyla ve ateşli silahlarla derinleşen otoriterleşme dijital çağda zihinlerin kontrolüyle yeni bir evreye ulaşmıştır. Artık işgaller, toprak ve beden merkezli klasik formundan, zihinlerin dijital ağlar üzerinden kuşatılmasına dayanan yeni savaş formu, fiziksel zorunluluğu minimize ederken, zihinsel kuşatmayı maksimize etmektedir.
Bu makalemizde sert olan bu küresel dünyadaTürkiyenin asıl gücü nerede ve çok kutuplu Dünyada mecburi bir denge politikası
Bugünlerin sıcak bir konusu olan, bir bayan öğretmenimizin öğrencisi tarafından katledilmesiyle ilgili olan konuyu işlemeye çalıştım.Okurların istifadelerine sunarım.
İsrail'in Gazze'ye saldırdığı, çok trajik konuların yaşandığı bir dönemde yazdığım bir şiirdi. Şiirimi istifadelerinize sunarım.
DEĞER ÜRETMEYEN SİSTEMLERİN SOSYAL ÇÜRÜMEYE ETKİLERİ
BU MAKALEMDE ,SOSYAL BİLİM PERSPEKTİFLERİYLE VENEZUELA ÖRNEĞİNİ MERKEZE ALARAK ŞU SORULARA YANIT ARAMAKTADIR: DÜNYA NEDEN BU HALE GELDİ? ULUSLARARASI HUKUK VE AHLAK NEDEN ETKİSİNİ YİTİRİYOR.
Sosyal medya ve yapay zekâ platformları, bilgiye erişim biçimlerini kökten dönüştürmüş; bilgi aktarımını, sahibi ve amacı belirsiz algoritmaların yönettiği denetimsiz dijital alanlara taşımıştır. Bu süreç, bilgi otoritesinin zayıflaması yanında dini ve ahlaki değerlerin erozyona uğramasına ve sosyal medya temelli, uyumsuz, sabırsız ve agresif bir kişilik oluşumuna zemin hazırladı.