Sosyal medya ve yapay zekâ platformları, bilgiye erişim biçimlerini kökten dönüştürmüş; bilgi aktarımını, sahibi ve amacı belirsiz algoritmaların yönettiği denetimsiz dijital alanlara taşımıştır. Bu süreç, bilgi otoritesinin zayıflaması yanında dini ve ahlaki değerlerin erozyona uğramasına ve sosyal medya temelli, uyumsuz, sabırsız ve agresif bir kişilik oluşumuna zemin hazırladı.
Doğu'nun Kayıp Silüetleri - Cenne Camii belgeselinin sosyolojik bakış açısıyla değerlendirilmesi
Bu makale, COVID-19 pandemisinin küresel sistem üzerindeki kalıcı etkilerini çok boyutlu bir perspektiften ele almakta ve pandemi sonrası ortaya çıkan yeni dünya düzeninin toplumsal, ekonomik ve jeopolitik dinamiklerini analiz etmektedir.
Aile kurumu ilk çağlardan günümüze sosyolojik değişimler geçirmiş olsa da aile üyeleri arasındaki sevgi, saygı, güven bağlılık gibi değerler önemini korumaktadır.
Medya, egemen güçlerin toplumsal rızayı nasıl inşa ettiğini, bireylerin dünyayı anlamlandırma süreçlerini ve kimlik temsillerinin şekillenmesini sosyolojik bir perspektifte ortaya koyar.
Bu yazıda, TRT tarafından hazırlanan ''Cenne Ulu Cami Belgeseli'' sosyolojik açıdan değerlendirilmiştir. Belgeselin mekân, kültürel miras ve toplumsal hafıza ile kurduğu ilişki ele alınmıştır.
Modernizmle Gelen Sosyal Çürüme Modernleşme süreci, 18. yüzyıl sonlarından itibaren Batı’da ve sonrasında dünya çapında hızlı değişimlere yol açtı. Modernizm, bilgiye, bilimsel ilerlemeye ve bireysel özgürlüğe vurgu yapan düşünce ve kültür hareketlerini kapsar.